5 Aralık 2013 Perşembe

Ask ve aliskanlik


Aşk, tutku ve cesaret ile başlayan ilişkiler zamanla yerini alışkanlığa bırakabilir. İlişkileri incelediğinizde bir ömür boyu süren aşklar parmakla gösterilemeyecek kadar az. Zamanla hepimizin yaşadığı tutku yerini sevgi ve bağlılığa bırakarak monotonlaşıyor.
Peki, aşk nasıl alışkanlığa dönüşür?
 Evlilik ve ilişkilerde aşkın devam etmesinin başlıca nedenleri kişilik yapısı ile alakalıdır. Karşılıklı duyulan saygı, dürüstlük ve çiftlerin cinsel tutkuları belirleyici nedenlerdir. Aslında aşk, içinde ki tutku, hayranlık, sevgi, arzu, dokunma ihtiyaçları ile aşk olur. Karşı tarafa olan ihtiyaç ve muhtaçlık çok fazladır. Bu nedenle birlikte olmanın verdiği haz ve istek hiç bitmez. Hatta birbirlerini göremeyince acı çekilir ve hüzün yaşanır.
 Aşkı besleyen en önemli duygu acı çekmektir. Kişi, aşık olduğu kişiden uzakta kaldığında acı çeker. Uyku düzeni, konsantrasyonu, iş hayatı, yemek düzeni başta olmak üzere her şey etkilenir. Hayattan zevk almaz, mutluluk ve coşku duygusu kaybedilir. Bu durumda depresyon belirtileri başlayabilir. Kişi hızla kendi dünyasına çekilir ve insanlardan uzaklaşır.

 Bu kadar yoğun yaşanan aşk duygusu nasıl oluyor da kendini alışkanlığa bırakabiliyor? İlişkiye zaman ayırmamak, egoların beslenmemesi, kıskançlık duygusunun yetersiz olması ve paylaşımları azalması aşkı alışkanlığa çevirir. Fakat, uzmanlar aşk içinde ki bu yüksek tempolu duygusal durumları insanların uzun süre taşıyamamasını da önemle belirtiyorlar. Uzun süre depresyona girmek, uyku düzenini bozmak, yemek düzenin bozulması ve yüksek heyecan bir süre sonra insanları yıpratır ve bitirir. Bu nedenle aşkın bir süre sonra kendisini sevgiye ve bağlılığa bırakması çok da doğaldır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder